Neoklasizm Nedir

Neoklasisizm Antik Yunan ve Antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akımdır.

Neoklasizm Nedir

  • 2017-07-25 12:58:02
  • İsmail Yıldız


18. yüzyılın ikinci yarısında Almanya’da ortaya çıkan, ancak Fransa’da daha çok uygulanma olanağı bulan ve antikiteden esinlenerek klasik formlara dönüşü amaçlayan sanat anlayışı ve üslubu. 20. yüzyıl başlarında ise simgeciliğe (sembolizm) tepki olarak gelişen ve klasik beğeniyi, klasik üslubu canlandırmayı amaçlayan edebiyat çığırı. Neoklasik deyimi de, genel olarak klasik nitelikler taşıyan yapıtlar için kullanılır. Yunan asıllı Fransız şair Jean Moreas’ın eski Yunan ve Roma çizgisindeki güzellik anlayışını işleyen şiirleri neo-klasisizmin örneğidir. Türk edebiyatında Yahya Kemal Beyatlı’nın şiiri, estetik açıdan divan şiirine bağlı yanlarıyla neoklasisizm olarak görülmüştür. 

Neoklasisizm Antik Yunan ve Antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akımdır. Bu akımın en önemli özelliklerinden biri önceki dönem olan Barok Sanatı’na ve aşırı süslemeciliğe duyulan tepkinin ortaya konulmasıdır.
 
1700’li yıllarda yapılan arkeolojik kazıların bu akıma önemli etkisi olduğu kabul edilmektedir. Bu kazıların önemli olanlarından bazıları Pompei’de yer almaktadır. Ayrıca James Stuart ve Nicholas Revett’in öncülük ettikleri Atina harabelerinin rölövesinin çıkarılması da bu hususta önemli aşamalardan birisi olarak kabul edilir. Bu akım ilk olarak İtalya’nın Roma şehrinde başladı, ardından barok ve rokoko akımlarının yaygın olarak bulunduğu Almanya gibi ülkelere sıçradı.
Resimde Neoklasizm
Neoklasik resmin kökleri 18. yy la dayanır. Ve 19. yy ın ortalarına kadar devam eder. Gelişim nedenlerinden biri arkeolojik araştırmaların ve buna bağlı kazıların artışıdır. Yunan ve Roma dünyasına duyulan ilgi sistematik hale dönüştü. Araştırmalar sonucunda incelemeler yayınlanmıştır. Okunmasına izin verilen bu incelemelerle halkın antik Yunan’ın abidelelerini tanıma başladı. Alman sanat tarihçi Johann Joachim Wincklemann Yunan eserlerinin taklitlerinin resme ve heykele yansıması isimli kitabını Dresden’de yayınladı. Yazılarında, betimlemede aşırılığı kusur sayan Yunan sanatına dikkat çekerek sanatın “soylu sadeliği” ve “ağır başlı” azameti özenmesi gerektiğini savundu. Ona göre insanlığı temsil eden doğal güzelliğin tersine kusursuz olan güzelliğin, kutsal olanın betimlenmesini önerdi. Bu kusursuz resimlerdeki ilk betimlenişlerden biri eski uygarlık aşkı yüzünden Roma’ya yerleşen başka bir Alman Antonraphael Mengs’in çalışmasında görülür. Bu sanat ekolü 18. yy ın karmaşık kültürel bağlamında Barok tarzın aşırılığına ve Rokoko’nun dünyevi ve erotik karakterine tepki olarak gelişmeye başladı. Kahramanlık temalarının yerini antik tarih temaları aldı. Barok ve Rokoko’daki renk etkileşiminin ve baş döndürücü kompozisyonları yerini çizgiye, ışık-gölge tekniğine ve insan vücudunun klasik oranlarına dayalı sert kompozisyonlar aldı. Aynı zamanda uygulamalarında Rönesans resim tekniklerine döndüler. Neoklasik ressamlar antik mimarinin, kostümün ve sanat eserlerinin titiz ve dikkatli yapılmış yorumuna erişebilmek için Raphaello, Correggio ve hatta Carraccis’in tarzına döndüler. Neoklasisizmle birlikte dizayn, ışık-gölge tekniği, klasik oranlar ve gerçekçi perspektif resmin temel öğeleri haline geldi. Ele alınan tema ister mitolojik ister tarihi olsun, bunlar ozamandan sonra resmi sanat eğitimine göre bir ressamın uymak zorunda olduğu kurallardı. Oryantalist tema bile çalışılıyor olsa figürler mutlaka standart oranlara, ışık-gölge tekniğinin geleneksel kullanımına estetik yorumuna uygun olmalıdır.
Neoklasizm Dönemi Sanatçıları
Anton Raphael Mengs 
Caspar David Friedrich
Francisco Goya y Lucientes  
Girodet-Trioson (Anne-Louis Girodet de Roucy)
Jean-Auguste-Dominique Ingres  
Joseph Mallord William Turner  
Marie-Guilhelmine Benoist    
William Blake